100 YIL EVVEL,ERMENİ PATRİKHANESİ'NİN İFTİRALARI,NEMRUT MUSTAFA'NIN
HÜKMÜ,MUSTAFA SABRİ'NİN FETVA'SI,HAİN VAHDETTİN'NİN ONAYI İLE
İNGİLİZ-FRANSIZ ASKERLERİ VE İŞBİRLİKÇİ DAMAT FERİT HÜKÜMETİ TARAFINDAN
İDAM EDİLEN,MİLLİ ŞEHİDİMİZ BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI MEHMET KEMAL BEY'İ
SAYGI VE ŞÜKRANLA ANIYOR,YÜCE RUHU ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ...
‘'ECNEBİLERE YARANMAK İÇİN BENİ ASIYORLAR..!''
Boğazlıyan Kaymak
amı
Mehmet Kemal Bey, 100 yıl önce bugün, Ermeni Patrikhanesi’nin
iftiraları, Nemrut Mustafa’nın hükmü, Mustafa Sabri’nin fetvası, hain
Vahdettin’in onayı ile işgalci İngiliz-Fransız askerleri veişbirlikçi
Damat Ferit Hükümeti tarafından idam edildi. Cenazesini tıbbıyeli
öğrenciler taşıdı…
Ermeni Patrikhanesi’nin iftiraları, Nemrut
Mustafa’nın hükmü, Mustafa Sabri’nin fetvası, Vahidettin’in onayı ile
İngiliz-Fransız askerleri ve Damat Ferit Hükümeti nezaretinde idam
edilen Kaymakam
Kemal Bey’in milli duruşu, günümüzde de “suç” sayılmak isteniyor.
Divan-iHarb-i Örfi’nin, “İngilizlerce hazırlanan idam listesi” ni
uygulamaya gönüllü Başkanı, İngiliz Muhipler Cemiyeti Üyesi de olan
Nemrut Mustafa sordu:
– Memleketimiz dâhilinde yaşayan
vatandaşları,birini diğeri üzerine sevk ederek can ve mal tecâvüzüne
teşvik etmenin cezâsı nedir, bilir misin?
Az sonra hakkındaki hüküm açıklanacak
olan genç adam:
– Îdâmdır Paşam…
Nemrut Mustafa memnun:
– Kendi hükmünü kendi ağzınla verdin,biz de senin için bu karara varmıştık…
Ermeni iftiralarının kurbanı
İngiliz Yüksek Komiserliği, Damat Ferit Hükümeti, Ermeni Patrikhanesi
ve Divan-ı Harb-i Örfi ittifakı tarafından idam edilen Mehmed Kemal Bey,
Yozgat mutasarrıfı ve Boğazlıyan Kaymakamı’ydı. Suçu, Ermeni ihanet ve
katliamları karşısında alınan tehcir kararını uygulayarak, “Küçük
Ermenistan İhtilal Merkezi” kuran Merzifon Amerikan Koleji’nin
güdümündeki Ermenileri Suriye’ye sevk etmek, yani “görevini yapmak”
tı. Savcı Sâmi Bey’e göre, “tehcirde şahsî çıkarlarını düşünerek bilinen
fâciâları meydana getirmiş” ti. Bu iddianın tek dayanağı
vardı:Şahitlerin ifadeleri! Ve o 25 şahitten 22’si “Müstakil Ermenistan”
için ayaklanma çıkaranları himayesine alan, komitaları silahlandıran, İngiltere Kralı’yla Osmanlı topraklarından “pay” pazarlığı yapan Ermeni
Patriği Zaven Efendi’nin seçtiği kişilerdi. Komisyonda, Yozgatlı
olduğunu, tehcir sırasında Yozgat’ta bulunduğunu, Feyyaz Bey’in
(Kemal Bey’in suç ortağı!) Ermenileri öldürüp mallarını aldığını
gözleriyle gördüğünü anlatan Alis mahkemede Yozgatlı değil İzmit
Bahçecikli olduğunu, tehcirde Yozgat’ta bulunmadığını söylemişti.
Hakkındaki hükmün hukuki değil siyasi olduğunu ve çoktan verildiğini
bilen Kemal
Bey’in savunması, “kurtuluş ümidiyle” değil “tarihe not
düşmek” üzereydi: “Savaşta yenilişimizin aleyhimizde meydana getirdiği
hezeyânı durdurmak maksadiyle, iddiâ makâmının da isteği üzere,
kurbanlar verilmesi bir siyâset îcâbı sayılıyorsa, bu kurban ben
olamam.”
Nemrut Mustafa Divanı’nın 8 Nisan 1919’da verdiği idam kararı,
Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin fetvası doğrultusunda, Vahidettin’in onayı ile 10 Nisan’da- Beyazıt Meydanı’nda infaz edildi.
“Son sözü” sorulduğunda Kemal Bey’in muhatabı artık sadece milletiydi:
-Sevgili vatandaşlarım, ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine
getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki,
ben masumum, son sözüm bugünde budur, yarın da budur. Ecnebi
devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa
kahrolsun böyle adalet!.. Darağacından babası Arif Bey’in kucağına
indirilen Kemal Bey ertesi gün Kızıltoprak Camii’nde Üsküdar Dergâhı
Şeyhi Münip Efendi’nin kıldırdığı cenaze namazından sonra Tıbbiyelilerin, Mülkiyelilerin, Kadıköy İtfaiyesi önünde kendiliğinden “Saygı Duruşu” na geçen bir manga askerin duaları arasında
Kuşdili’ndeki “Mahmut Baba Mezarlığı” na defnedildi. Kemal Bey, ailesini
Türk Milletine emanet etti: – Benim sevgili kardeşlerim, asil Türk Milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbet onlara bakacaktır…
Atatürk, “millet uğruna yetim kalan” bu çocuklara babalık yapmak onları
evlat edinmek istemesine rağmen dede Arif Bey, “Onlar bana oğlumun
bediası. Müsaade edin, bende kalsınlar. Nafakalarını karşılamanız
yeterlidir” diyerek bu teklifi geri çevirmişti. Kemal Bey, 14 Ekim 1922
günü TBMM’de Mustafa Kemal önderliğinde alınan karar ile “Milli Şehit”
ilan edildi.
(Yeniçağ)
Yorumlar
Yorum Gönder