Kaynak: CRI Türk 09.07.2019
Çin Halk Cumhuriyeti,
kuruluşunun 70. yılına yaklaşırken bu büyük gün giderek daha fazla
dikkat çekiyor. Çin geçen bu 70 yılda neleri başardı? Bu başarılar
insanların hayatlarını etkiledi mi? Çin toplumunda var olan sorunlar
nasıl değerlendirilmeli? Bunlar halkın ilgi gösterdiği sorular.
Geçen 70 yıl Çin'e değişim seli
getirdi. Çin sadece her alanda gelişmekle kalmadı aynı zamanda tüm
dünyanın dikkatini çekecek şekilde gelişmiş ülkelerle arasındaki uçurumu
daralttı. Çin'in bu büyük atılımı her tarihçinin objektif
değerlendirmesi olmalı.
GELİŞMENİN KARMAŞIK DOĞASI
Çin'in gelişimi sadece tarihsel bir
hikâye olmanın ötesinde farklı kuşakların ve grupların algılarını yıktı.
Öyle ki, bu durum kişisel deneyimlerde ve değişimlerde bile kendisini
gösteriyor. İşte tam da bu yüzden Çin'in gelişmeleri mikro düzeydeki
algılar ve hisler yüzünden daha karmaşık hale geliyor.
Ulusal başarılar ve kişisel kavrayışlar
arasındaki ayrımın doğrudan en fazla görüldüğü yer halkın yaşamı.
Vatanseverliği ve devletin gücünü göstermek kesinlikle hayati önemdedir
ama halkın refahı kamuoyunu tutumunu belirlemede daha sürdürülebilir
etkendir.
İKİ KUŞAĞIN FARKLI ALGILARI
Çin'deki orta yaşlı kuşak ülkenin
özellikle dışa açılma politikasından sonraki yaşadığı devrimsel
değişimin tamamen farkındayken internetteki en aktif kuşak olan gençleri
değişimi ölçebilecek kapasitede değil.
Geniş bir perspektiften bakıldığında,
Batı halklarının refahının uzun süreli birikimlerin toplamı olduğu
görülür. Batı halklarının refahı dikey değil yatay değerlendirmelere
dayanmaktadır.
ÇİNLİ GENÇLER NE İSTİYOR?
Bu yüzden Çin'in büyük başarısı yaşamın
çeşitli zorlukları ile mücadele eden gençler üzerinde etkili
olmayabiliyor. Genç kuşağın istediği düzgün bir iş ve daire. Çin'in ne
kadar ulusal savunmasını ve teknolojisini geliştirdiği ve kişi başına
düşüne hasılatı ne boyutta artırdığı onları etkilemekte zorlanıyor.
Aslında, bahsedilen durum Çin'in
yönetiminin odak noktalarından biri. Devlet yalnızca gençlerin
karşılaştığı zorlukları aşmakta yardım etmemekle kalmamalı aynı zamanda
onlara Çin'in gelişmekte olan ülkelerin refahını bir andan
yakalamayacağını anlatmalıdır. Aradaki uçurumun ve Çin'in başarılarının
objektif biçimde izah edilmesi halkın karamsar ya da tersi yönde hayalci
olmalarını engeller.
HALK MERKEZLİ GELİŞİM İLKESİ
Çin gelişme ve modernizasyonda büyük
bir aşama kaydetti. Kimleri Çin'i özellikle İskandinav ülkeleri başta
olmak üzere diğer gelişmiş ülkelerle refah seviyesi açısından
kıyaslıyor. Bu, Çin toplumunun mevcut durum ile yetinmediğine kanıt
olarak sunulsa da bunun gerçeklerden sapma olduğu apaçık ortadır. Oysa
Çin, mükemmel derecede gelişmekte olan bir ülkedir. Bu basit anlayışa
sahip olmalıyız.
Çin'in son yıllardaki hızlı gelişimi
birçok şansı ve sosyal adaletin inşası için kurumları beraberinde
getirdi. Bugün Çin, önceki kuşaklara oranla vatandaşlarına istediği
hayat yolunu seçmesi ve gençlerin gelişimi için daha iyi bir ortam
sunuyor. Çin'in başarıları mümkün olduğu kadar duygu ve kavrayış
dünyasına temas etmelidir. Bu yüzden Çin kişilerin çıkarlarına uygun
"halk merkezli" ilke temelinde makro ve mikro seviyeleri birbirine
bağlamalıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder